TRT Türk
Dolar
2,276
Euro
2,874
BIST
74.779
Altın
88.961

Güncel




18.04.2013 16:09
Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Paylaş   Twitter'da Paylaş   Google Plus'da Paylaş
 
Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı
Gerekçeli karardan: "Toplumda farklı din, inanç ya da inançsızlığın bulunduğu sosyolojik bir gerçektir"

Anayasa Mahkemesi'nin kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen kanunun iptali istemiyle açılan davaya ilişkin red kararı Resmi Gazete'de yayınlandı...

Laikliğin katı ve esnek olmak üzere iki farklı yorumu olduğuna dikkat çekilen gerekçeli kararda "Anayasa'da ifadesini bulan laiklik ilkesi, bir yandan dinin devletin esaslarını belirlemesini engellemekte, diğer yandan da din eğitim ve öğretimi dahil dini hizmetlerin devlet eliyle verilmesine imkan tanımaktadır" denildi.

CHP, kamuoyunda 4 + 4 + 4 olarak bilinen 6 bin 287 Sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açmış, Yüksek Mahkeme, iptal istemlerini reddetmişti.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında, laikliğin farklı yorumlarına dikkat çekilerek, din ve vicdan özgürlüğünün Anayasa'yla güvence altına alındığına dikkat çekildi.

Kararda din olgusuna yönelik, katı ve esnek olmak üzere iki farklı laiklik anlayışı olduğu belirtildi. 

Katı laiklik anlayışına göre dinin, "bireyin sadece vicdanında yer bulan, bunun dışına çıkarak toplumsal ve kamusal alana kesinlikle yansımaması gereken bir olgu" olduğu kaydedildi.

Laikliğin daha esnek ya da özgürlükçü yorumunun ise "dinin bireysel boyutunun yanında aynı zamanda toplumsal bir olgu olduğu" tespitinden yola çıktığı belirtilen gerekçede, bu laiklik anlayışının ise dini sadece bireyin iç dünyasına hapsetmediği, onu bireysel ve kolektif kimliğin önemli bir unsuru olarak gördüğü, toplumsal görünürlüğüne imkan tanıdığı bildirildi.

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde ayrıca şunlar kaydedildi:
"Dinler ve inançlar, mensuplarının yaşam biçimlerini, kimliklerini ve diğer insanlarla ilişkilerini etkiler. Din ve inanç yönünden toplumların çeşitlilik arzettiği, toplumda farklı dinlerin, inançların ya da inançsızlıkların bulunduğu da tarihsel ve sosyolojik bir gerçekliktir. Bu nedenle, demokratik ve laik devletin temel amaçlarından biri, toplumsal çeşitliliği koruyarak, bireylerin sahip oldukları inançlarıyla barış içinde bir arada yaşayabilecekleri siyasal düzenleri inşa etmektir"
Etiketler:
anayasa mahkemesi
 


Çok Okunanlar


TRT Türk